28-11-2021 Fatma MARMARA (DURSUN)

 Araştıran, merak eden,  soran, eleştiren, sorgulayan, öykü, araştırma, gezi yazısı, çocuk edebiyatı, söyleşi, deneme gibi alanlarda kitaplar yazan, bazen bir günde 2-3 köşe yazısını kaleme alıp, yazmaya, okumaya doyamayan biri Recai Şeyhoğlu.

Dur durak bilmez Şeyhoğlu’nun kaleme aldığı Ankara/ Favori Yayınları’ndan Ekim 2021’de çıkan 36. eseri “O Günler” isimli kitabı kitapçıların raflarında ve bugün gelen kargoyla, adıma imzalanan diğer kitapları gibi bu kitabı, benim de kitaplığımda yerini aldı. Bir kez daha teşekkürlerimi sunuyorum değerli yazarımız Recai Şeyhoğlu’na.

Kurduğu kütüphaneler zinciri ile yurtiçi ve yurtdışında annesi adına açtığı 50 kütüphane kitaba tutkunluğunu gösterirken, açmış olduğu 9 anı evi de tarihe olan düşkünlüğünün bir göstergesi. Tarihi ve tarihe not düşmeyi çok seven, çağına tanıklık eden, okuduğu kitapları da tanıtmayı görev edinen, Şeyhoğlu’nun olmazsa olmazlarından biri ise kitaplarında ve köşe yazılarında anılarına da yer vermek oluyor.

Yazar Recai Şeyhoğlu kitabının bir bölümünde; “Atatürk yaşamı boyunca 5 bine yakın kitap okumuş. Bunun 879’u tarihle ilgiliymiş. Tarih bilginiz olmazsa bocalarsınız. Bilgi kirliliğinin her geçen gün çoğalması karşısında hiç olmazsa tarihimizle ilgili kitaplar yazanlara kulak verelim ve doğru olanı bilelim.”diyor.

25 yıl devlette, 6 yıl da özel eğitim sektöründe öğretmenlik yapmış olması eğitim sorunlarını ele almasında en büyük etken oluyor. Adeta öğretmenlik yıllarına geri dönerek öğrencilerine sesleniyor ve “Yollarda size dokunmak isteyen tanımadığınız büyüklerle hiç konuşmayın. Onların uzattığı yiyecek ve içecekleri sakın almayın.”diye tembih ediyor. Hiç müzeye gittin mi bilmiyorum. Gitmediysen lütfen annenle babanla birlikte etnografya müzesi, arkeoloji müzesi ya da herhangi bir tematik müzeye giderek oradaki objeleri, yapıtları incele, not al. Bunun yararını göreceğine eminim.”diyor.

 Eğitim gibi sağlıktan da bahseden, hekimlerle yaşadığı anılarını, doktorların, sağlıkçıların yaşadığı sıkıntıları, kütüphane açılışlarında yanında yer alan sağlıkçı ve hekim dostlarını, onun kütüphaneler zincirini kurmasındaki tek etken olan rahmetli annesi Rasime Şeyhoğlu ile hastanede olan anısını da kaleme alan Şeyhoğlu; “Annem bana dönüp, ‘Onların işi zor sarı kuzum.. Benim derdim beni ilgilendiriyorken, onlar hepimizin derdiyle ilgileniyor. Kolay mı?’ diye anlatıyor.  

Kültür dünyasına, gezilere de yazılarında yer veren Yazar Recai Şeyhoğlu; “Hindistan, İran, Mısır, Çin, Japonya… Sahip olduğu petrol, doğalgaz, madenlerinden ziyade, bin yıllar öncesine dayanan tarihi ve kültürüyle mest ediyor beni bu ülkeler. Etkiliyor. Etkilenmek ne kelime, büyülüyor. Can atıyorum gidip görmek, hatta uzun süre yaşamak için. Dilleri, dinleri, yaşam biçimleri, iklimi ve insanlarıyla bir an önce gidip görmek istiyorum oraları.”diyor.

“Yazar dediğin milyonların sesi olmalı. Dostoyevski gibi Victor Hugo gibi.. Orhan Kemal milyonların sesiydi. İyi yazmamış olsaydı, öyküleri ve romanları sinema filmi ya da televizyon dizisi olur muydu? Orhan Kemal bendeki yazma aşkının ebesi! Onun gibi yazma hevesi yıllardır sürüyor. Yazmalarının itici gücü, bence sorular ve sorunlar.” diye vurgulayan, yazmanın bir terapi olduğuna inanan, Sultanmagazin, Bolmedya, Ajansbakırçay, Medya Ayvalık’ta yazdığı köşe yazılarında okurlarıyla buluşan Şeyhoğlu, “Ben bir düş üreticisiyim.’’diyor.

Ekonomiye, üretimin yerini alan ithal ürünlere, Türkiye’nin sorunlarına da değinen Şeyhoğlu; “Kitaplarım;  ülkeme, ülkemin insanına, doğasına ve sorunlarına olan tanıklığımın ete kemiğe bürünmüş halidir. Ülkemi tanımak isteyenler için bir rehberdir, başvuru kaynağıdır. Bunun içindir ki basılmış her kitabımı yurtiçindeki dostlarıma gönderdiğim gibi yurtdışındaki dostlarıma da gönderiyorum. İstiyorum ki ülkemize yıllarca adım atamayanlar, ülkemi yakından tanısınlar. Yabancı kalmasınlar.”diye belirtiyor.

Sevgi ve saygılarımla… Fatma Marmara


Bu yazı 1315 defa okunmuştur.



Fatma MARMARA (DURSUN) Diğer Yazıları
Köşe Yazarları
Çok Okunan Haberler
Namaz Vakitleri